Sigara

Sigara alışkanlığı tüm dünyada kanserden ölümlerin en önemli nedeni. Yol açtığı başka hastalıklar da göz önüne alındığında sigara, kullanıcılarının yarısının ölümüne yol açıyor. Sigara içmek, insanların kendi seçimleriyle benimsedikleri bir davranış biçimi olduğundan, erken ölümlerin en ”önlenebilir” nedeni. Sigara alışkanlığı, nüfusun % 44'ünün sigara kullanıcısı oluğu ülkemizde de en önemli toplum sağlığı sorunlarından biri. İçinde nikotinin yanı sıra başka binlerce zehirli madde bulunan sigara dumanı, içenleri olduğu kadar içmeyenleri de etkiliyor. Ancak, çok az insan sigaranın yaşanılan ortamlardaki hava kalitesi üzerindeki olumsuz etkisinin bilincinde.

Yalnızca ABD'de, her yıl pasif sigara içiciliği nedeniyle 3000 kişi akciğer kanserinden ölüyor. Araştırmalar, birçok sigara kullanıcısının, sigaranın neden olduğu hastalıkların ve erken ölüm riskinin de tam olarak bilincinde olmadıklarını gösteriyor.

Gelişmekte olan ülkelerdeyse, bir çok kişinin bu tehlikelerden haberi bile yok. Çin'de 1996 yılında yapılan bir araştırmada, sigara içen yetişkin nüfusun % 61'inin, sigaranın kendilerine çok az zarar verdiğine ya da hiç zarar vermediğine inandıkları görülmüş. Araştırmalarda, tehlikeleri konusunda bilgilendirilseler bile, genç insanların edindikleri bu bilgileri sağlıklı karar vermede kullanmadıkları ortaya çıkmış.

Öte yandan her yıl milyonlarca insan sigarayı bırakmaya çalışıyor. Araştırmalara göre yalnızca %7’si bunu başarabiliyor, birçoğu birkaç gün içinde yeniden sigara içmeye başlıyor. En önemli neden, sigaranın etkin maddesi nikotinin bağımlılık yapma özelliğinin çok güçlü olması. Ancak, insanlar sigara içmeye karar verdiklerinde, nikotinin bu özelliğini genellikle göz ardı ediyorlar.

Sigara Nedir?

Sigara, kağıda sarılmış tütün içeren ve genellikle 85-100 mm uzunluk ve 4-8 mm genişliklerinde üretilen keyif verici maddeye verilen isimdir.

Sigara XV. yüzyıldan itibaren yeni dünyadan İslâm dünyasına da sirayet etmiş, sigara alışkanlığının toplumda yayılmaya başlamasıyla birlikte sigara içmenin dinî hükmü, dinen sakıncalı olup olmadığı da tartışılır olmuştur. Sigara, on dört asırlık fıkıh tarihi içinde nisbeten yeni bir mesele olduğundan ilk devir müctehidlerinin konuyla alâkalı görüşünün bulunmayacağı açıktır. Çağdaş sayılabilecek son dönem İslâm bilginleri de sigaranın dinî hükmü konusunda üç gruba ayrılmışlardır. Sigaranın zararlarını bilmeyen veya önemsemeyen bir grup bilgin, tütün kullanma (pipo, nargile vb. de dahil), sigara içme hakkında dinde açık bir hüküm bulunmadığını, şâri‘ tarafından açık bir yasak gelmediğini ileri sürerek sigara içmenin mubah olduğu görüşünü ileri sürmüştür. Diğer bir grup İslâm bilgini ise, sigara içmeyi doğru bulmamakla birlikte, “haram” da diyemedikleri için “mekruh” olarak nitelendirmişlerdir. Üçüncü bir grup ise, sigara içmeyi, özellikle tiryakilik derecesinde sigara alışkanlığını sağlık açısından zarara ve ekonomik yönden israfa yol açtığı, nafaka yükümlülüğünü ihlâl ettiği gerekçesiyle “haram” saymışlardır. Bu itibarla sigara hakkında muhtemel fıkhî hükmü, belli açılardan ele alıp tartışmak ve çıkan sonuca paralel bir değerlendirmeye gitmek gerekmektedir. Zarar: Sigaranın zararsız olduğunu söylemek, artık bugün ilmen ve tıbben imkânsız olduğuna göre, konunun dinî yasaklar çerçevesinin tamamen dışında düşünülemeyeceği şüphesizdir. Bilim adamları sigaranın ihtiva ettiği nikotinin ve sigara dumanının bünyede kanserden, sinir sistemlerinde bozukluğa kadar bir dizi zarar ve hastalığa yol açtığından söz etmektedir. Kur’an’da, “Kendinizi elinizle tehlikeye atmayın...” (el-Bakara 2/195) buyurulmuş, Peygamber de, “Ne doğrudan zarar verme ne de zarara zararla karşılık verme vardır” (İbn Mâce, “Ahkâm”, 17; el-Muvatta’, “Akzıye”, 31) diyerek bir kimsenin kendine ve başkalarına zarar vermemesinin temel bir dinî ilke olduğunu vurgulamıştır. Sigaranın hem içene hem de çevresinde bulunan kimselere zarar verdiği göz önüne alınınca hem Allah hakkının hem de kul hakkının birlikte ihlâl edildiği söylenebilir. İsraf: İsraf malı boş yere harcamaktır. Kur’an’da, “Yiyiniz, içiniz, fakat israf etmeyiniz” (el-A‘râf 7/31) buyurulmuş, Resûl-i Ekrem de daima mutedil, ölçülü davranmayı emretmiş, malın boşa harcanmasını yasaklamıştır. Sigara için yapılan harcamanın, sigara bağımlısı şahsın bu bağımlılığı göz önünde bulundurulursa israf olmayacağı, hatta önemli bir bünyesel ihtiyacının karşılanması sayılabileceği görüşü -harcama boşa olmanın ötesinde zararlı da olduğu için- tutarlı değildir. Harcama yapan kişinin zengin olması da bu harcamanın israf olmasını önlemez. Nafaka Yükümlülüğü: Aile reisi erkekler eşinin, çocuklarının ve aile fertlerinin, muhtaç yakınlarına bakan erkekler de onların nafakalarını karşılamakla yükümlüdür. Böyle bir malî yükümlülük altında bulunan kimselerin nafaka yükümlülüğünü aksatacak şekilde sigaraya para vermesi de dinî olduğu kadar insanî ve ahlâkî açıdan da kabul edilemez bir durumdur. Sigara içmenin fıkhî hükmü başta zarar, israf ve nafaka yükümlülüğü olmak üzere çeşitli açılardan ele alınabilir. Böyle olunca sigara içmenin hükmü hakkında kesin ve genel bir hüküm vererek “haram” demek yerine, bu konuda bu açılardan bazı ayırımlar yaparak farklı durumlarda farklı hükümler vermek, her bir durumu kendi şartları içerisinde değerlendirmek daha doğru görünmektedir. Hem içene hem de o ortamda bulunan şahıslara ve çevreye verdiği zararlar, israf ve hakların ihlâline yol açabileceğinin kuvvetle muhtemel olması dikkate alınarak, sigara içmenin kural olarak dinen “harama yakın mekruh” sayılması gerekir. Ancak bedene verdiği zarar ilmen ve tıbben açıklık ve kesinlik kazanmışsa, açık bir israfa ve kişinin nafaka yükümlülüğünü etkileyip aile fertlerinin ve bakmakla yükümlü bulunduğu kimselerin nafakasını kısmasına yol açıyorsa, zorunlu harcamalardan ve aslî ihtiyaçlarından bile fedakârlık yapmaya zorluyorsa, o takdirde sigara içmenin dinen de “haram” olduğu söylenebilir.

Ana Sayfa İletişim

Sigarasız Bir Yaşamın İlk Adımları

En son ne zaman sigarayı bırakmaya karar verdiniz? Yeni yıla girerken mi yoksa doğum gününüzün ertesinde mi? Siz de sigaradan kurtulmanın yollarını arayan ancak bir türlü başarılı olamayanlardan mısınız? Üstelik sigaranın nefes alışlarınızı zorlaştırdığının, sivilce yaptığının, nefesinizin kötü kokmasına neden olduğunun ve tüm bunların yanısıra bütçenizi de sarstığının farkındasınız.

İşte şu an doğru adrestesiniz. Biraz zaman ayırın ve sigarayı bırakmanın kesin yöntemini ayrıntılarıyla öğrenin. Eğer sigarayı bırakmaya karar verdiyseniz "Sigarayı Bırakmak İstiyorum" butonunu tıklayın ya da hemen bizi arayın.

    

Sigarasız Kurum Kültürü

IQS’ ten Anneler Günü’ne Özel Kampanya

IQS, Anneler Günü’nde bütün anneleri ve anne adaylarını sigara bırakmaya çağırıyor
 
Sigarayı bırakmak isteyen, ancak kendi iradesiyle bırakamayanlara yardımcı olmak için geliştirilen sigara bıraktırma programı I QUIT SMOKING® (IQS), Anneler Günü dolayısıyla ‘Sağlıklı anneler” sloganıyla bir kampanya gerçekleştiriyor. IQS, kampanya kapsamında 11–18 Mayıs tarihleri arasında, sigarayı bırakmak isteyen bütün anne ve anne adaylarına yüzde 20 indirim hediye ediyor.
 
Dünyada, 30 ülkede faaliyet gösteren ve bugüne kadar yüz binlerce insana sigarayı bıraktırarak sağlıklı yaşamın kapılarını açan IQS, gerçekleştirdiği projeler ve kampanyalarla sigaranın zararları ile bırakma yöntemleri hakkında 7’den 70’e toplumun her kesimini bilgilendirmeyi ve daha fazla insana sigarayı bıraktırmayı amaçlıyor. IQS, “Sağlıklı anneler” kampanyası ile 11–18 Mayıs tarihleri arasında IQS Merkezlerine başvuran bütün anne ve anne adaylarına bu güne özel yüzde 20 indirim fırsatı sunuyor.
 
 
 
 

Uzman Görüşü

Prof.Dr.Turhan Ece
İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi
Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı
1-Sigaraya başlarsanız bir daha bırakamazsınız gibi yaygın bir inanış var. Bu konuda fikirleriniz neler? Bir insan sigarayı nasıl bırakmalı?
 
Sigara içme alışkanlığı; genellikle adölesan (ergenlik) döneminde özentiler , aile yapısı ve ailedeki büyüklerin sigara içmesi, model kişilerin davranışlarını taklit, arkadaş ve çevredekilerin davet, teşvik ve ısrarı, grup psikolojisi sonucu başlamaktadır. Başlangıçta özenti, taklit şeklinde başlayan sigara içme zaman ile otomatize hale gelen davranışlar ile psikolojik bağımlılığa, sonrasında da tüketim yoğunluğu arttıkça fiziksel bağımlılık ( nikotin madde bağımlılığı) haline dönüşmektedir. Sigara içme süresi uzadıkça ve tüketim yoğunluğu arttıkça bağımlılık düzeyi artmakta ve sigara bırakma giderek zorlaşmaktadır. Ancak bu imkansız değildir. Toplumda sigara tüketimini engellemeye yönelik kural ve uygulamalar; sigara içmeyenleri pasif içicilik ve zaralarından korumak için oluşturulmaktadır. Aynı zamanda bu kurallar sigara içmeyi zarlaştırarak, caydırmaya yöneliktir. Sigara insan sağlığını bozan çok zararlı maddeler içerdiği halde; bu tür zararlı maddeler arasında en ucuz, en kolay erişilir ve en rahat tüketilebilir olanıdır. Kolay elde etme ve rahat tüketimi zorlaştıracak önlemler ciddi caydırıcılık sağlayabilmektedir.
Sigara içen kişiler önce bu alışkanlıklarının olumsuz yönlerinin farkına varmalıdırlar. Bu farkındalığı oluşturmada; başta sağlık çalışanları ve medya iletişim kuruluşları olmak üzere toplumun tüm bireyleri sorumludur.
Sigara bağımlılığının düzeyine göre; sigara bırakma çabası gösterilmelidir. Hafif bağımlılar; çoğunlukla kendi çabaları ve çevredekilerin destekleri ile, orta ve ağır bağımlılar ise mutlaka ciddi bir sigara bırakma programına katılarak sigarayı bırakabilirler. Tekrarlanan ve başarısızlıkla sonuçlanan bırakma çabaları kişilerin hiçbir zaman başarılı olamayacağı duygusuna kapılmalarına yol açmaktadır. Bu nedenlerle orta ve ağır sigara bağımlıları konuya ilgi duyan gelişmeleri izleyen kamu veya özel kuruluşlarda sigara bırakma programlarına  katılmalıdırlar.
 
2- IQS yöntemi bir yılda 5000 kişiye sigarayı bıraktırdı. Bu yöntemin sırrı nedir?
 
IQS sigara bırakma yönteminin en önemli özelliği; kişilerin fiziksel yapıları ve bağımlılık düzeylerine özgün bir program oluşturması ve uygulamasıdır. Kişiye özel oluşturulan program disiplinli bir şekilde uygulanmakta, psikologlar ve teknisyenlerce sigara bırakmaya çalışan program katılımcılarına sürekli destek verilmekte, periyodik olarak bu kişiler aranmakta ve zorlanma durumlarında tekrar uygulamaya alınarak sigara tüketim eğilimleri engellenerek tamamen bırakmaları sağlanmaktadır.İlaçlar yardımıyla sigara bırakma oranı düşük olup, zaman zaman bazı hastalarda ilaç yan etkilerine rastlanabilmektedir. Bu nedenler ile ilaçsız, yan etkisiz bir sigara bırakma sürecinin yaşanması IQS yöntemi ile sağlanabilmektedir.
 
3- Kişi sadece kendi iradesiyle, hiçbir yönteme başvurmadan sigarayı bırakabilir mi?
 
Evet bu mümkündür. Ancak bu iradeyi gösterebilenlerin sayısı fazla değildir.
Otomatize hareketler ile haz duyulan bir davranış yani psikolojik bağımlılık ve ilerleyen dönemde nikotin madde bağımlılığı kişilerin kendiliğinden sigara bırakma girişimini olumsuz etkileyen en önemli faktörlerdir. Sigaraya her yerde kolayca erişebilmek ve nerdeyse her yerde rahatlıkla tüketebilmek bu çabayı boşa çıkaran faktörlerdir. Kişileri etkileyen çok ciddi ( kansere yakalanmış olma gibi şok tarzındaki) olaylar ancak psişik ve fizik bağımlılığa rağmen sigaranın terk edilmesini sağlayabilmektedir. Kişilerin genetik yapıları, duyargalarının hassasiyeti sigara bırakmayı etkileyen faktörlerdir.Yani bazı kişiler ağır bağımlı oldukları halde sigara içmeyi daha çabuk terk edebilirler.
 
4- Sigaranın yol açtığı hastalıklardan bahsedermisiniz.?
 
Sigara tüketimi; başta solunum sistemi ( hava yolları ve akciğer parankimi) olmak üzere, kalp damar sistemi, mide barsak sistemi ve idrar yolları ( mesane) nı etkilemektedir. Kronik bronşit, amfizem ve bu hastalıkların birlikte bulunduğu Kronik Obstrütif Akciğer Hastalığı (KOAH) ülkemizde ve Dünya’da giderek daha çok insanda oluşan önemli sağlık sorunlarından birisidir. Sık oluşan solunum sıkıntısı atakları, nefes darlığı nedeniyle çalışamama sonucu gücü kayıpları, günlük temel gereksinmelerini karşılamada zorlanma ve yaşam kalitesinde bozulma sigara içme sonucunda mutlaka ve her tiryakide gözlenen bir sonuçtur. Sigara içme ile duyulan hazzın bedeli; birey, aile ve ülke ekonomisi için çok büyük kayıp oluşturmakta, yaşam kalitesi bozulmuş, hastalıklarla uğraşan, çok ağır sağlık harcamaları yapmak zorunda kalan mutsuz bireyler ve aileler giderek artmaktadır. Başlangıçta zevk veren bir dost gibi görülen sigara ilerleyen zamanda bağımlılık yapan çok ciddi sağlık sorunlarına yol açan bir canavar haline dönüşmektedir.
 
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre, bu yıl 4.8 milyon kişi sigara nedeniyle oluşan hastalıklar yüzünden ölecektir. 2025 yılında bu rakamın 10 milyona çıkması beklenmektedir. Bunun 7 milyonunun bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde olacağı belirtilmektedir. Tiryakilerin %25-30’u zamanından önce ölmektedir. Erkeklerde tüm kanser türlerine bağlı ölümlerin %35’inin, kadınlarda ise %15’inin nedeni sigaradır. Akciğer kanserine bağlı ölümlerin %90’ının nedeni sigaradır. Akciğer kanseri, kanser nedeniyle ölümler içinde birinci sırada yer almaktadır. Sigara içenlerde akciğer kanseri riski içmeyenlerdekinden 20 kat fazladır. Sigara içmediği halde dumanına maruz kalanlarda bile akciğer kanseri riski içmeyenlerdekinden 3 kat fazladır. Sigara içenlerde akciğer dışında ağız, dil, dudak, gırtlak, yemek borusu, pankreas, böbrek, mesane, prostat, rahim ağzı kanseri riski de artmaktadır. Hiç içmediği halde dumanına maruz kalan kadınlarda meme kanseri riski artmaktadır. Sigara, kronik bronşit ve amfizem gibi nefes darlığı yapan solunum sistemi hastalıklarının en önemli nedenidir. Bu hastalıklar nedeniyle ölüm, hiç içmeyenlerinkinden 40 kat fazladır. Sigara içenlerde kalp krizi geçirme riski 3 hat artmaktadır. Sigara, kan dolaşımı ve damarlar üzerine etkileriyle beyin damarı hastalıkları ve felç olma riskini arttırmakta, bacak kangrenlerine neden olmaktadır. Sigara içen kadınlarda düşük yapma, erken doğum, düşük ağırlıklı bebek doğurma, kısırlık ve doğum kontrol hapı kullananlarda kalp krizi geçirme riski artmaktadır. Sigara, erkeklerde iktidarsızlığa neden olmaktadır. Sigara içenlerde ülser riski artmakta, iyileşme gecikmektedir. Sigara ciltte kuruma, sedef hastalığı, gözde katarakt ortaya çıkmasını kolaylaştırmaktadır.
 
5- Sigarayı bıraktıktan sonra vücudumuzda ne gibi değişiklikler görülür?
 
Sigara bağımlılığından kurtulmanın olumlu etkileri çok kısa süre içinde başlar. Kesin ve kalıcı sigara bırakma eylemi ile sigaranın olumsuz izleri ilk saatlerden başlayarak silinmeye başlar. Yirmi dakika sonra; nabız, kan basıncı, vücut ısısı normale döner. 24 saatte Kanda karbonmonoksit gazı hızla azalır. 2 hafta – 3 ay sonrasında; efor kapasitesiz artar, öksürük azalır ve 3 ay içinde kaybolur, balgam miktarı 2 hafta içinde yarı yarıya azalır, soluk alıp vermeniz kolaylaşır, koku ve tat alma duyularınız iyileşir, bağışıklık sisteminiz güçlenmeye başlar, kendinizi daha dayanıklı ve daha güçlü hissetmeye başlarsınız, diş ve parmaklarınızdaki sarı lekeler kaybolur. 1 yılda; kalp krizi geçirme riskiniz ilk günlerden itibaren azalmaya başlar. Bir yılın sonunda risk %50 azalır. Beyin kanaması ve bacaklardaki damar hastalığı (Buerger) riski %30-50 oranında azalır. Kronik bronşit ve amfizem (KOAH) gibi solunum yetmezliğine yol açan akciğer hastalıklarının ortaya çıkması engellenir; ilerleyen yıllarda solunum fonksiyonları iyileşir. 5 yılda; ağız, gırtlak, yemek borusu, idrar torbası riski yarı yarıya azalır. 10 yılda; felç olma riskiniz 5-10 yıl içinde hiç sigara içmemiş olanlarla aynı düzeye iner. akciğer kanseri, ağız, gırtlak, yemek borusu, idrar torbası, pankreas kanseri riski azalır. 15 yılda; kronel damar hastalığı ve kalp krizi riski, hiç içmeyenlerinkiyle aynı olur.
 
6- Pasif olarak sigara dumanına maruz kalan insanların karşı karşıya kaldığı tehlike ne boyutlardadır?
 
Pasif olarak sigara dumanına maruz kalmak, yani sigara içmek neredeyse çok yoğun olmayan bir sigara içicisinin vücüdunun etkilenmesi kadar sigaranın zararlarından etkilenmek demektir. Sigara içilen evlerde büyüyen çocuklarda erişkin hale geldiklerinde; kalp damar hastalıkları, astım, bronşit, solunum sistemi infeksiyonları (bronşit, bronşektazi, zatürre) daha sık görülmektedir. Sigara dumanı içindeki bir çok madde solunum yollarını tahriş ederek solunum sistemi savunmasını bozmakta bu kişiler daha sık ve kolayca sinüzit, bronşit atakları geçirmekte ve bunlar bir süre sonra kronik ( müzmin ) hale gelmektedir. Damar sertliği öncelikle kalp damarlarında daralma ve kalp krizleri daha sık omaktadır. Bu nedenle gelişmiş ülkelerde sigara içmeyenleri sigaranın zararlarında korumak için, birey ve toplum sağlığını korumaya yönelik yasal önlemler alınmaktadır.

Seminer Programımız

IQS Sigara Bırakma Merkezi olarak kurumların “Sigara İçilmeyen Kurum Kültürü”nü yerleştirmelerine yardımcı olmak amacıyla kurum çalışanlarına “Sigara Bırakma Seminerleri” düzenlemekteyiz. Bu seminerler ile işletmelerde çalışanların sigarayı bırakabilmeleri için gerekli motivasyon, bilgi ve beceriyi kazanmaları amaçlanmakla birlikte; seminerler, işletmeler açısından çalışanlarına yönelik duyarlı bir sosyal sorumluluk projesi olarak da kurum içi hizmet anlamında önem taşımaktadır.
 
Seminer üç bölüm halinde gerçekleştirilmekte olup bu bölümlerin içeriği aşağıdaki gibidir:
 
1.       BÖLÜM: Sigarada bağımlılık mekanizmasının işleyişi, zararları ve bağımlılıktan kurtulma süreci.
 
2.       BÖLÜM: Sigarayı bırakmanın kişisel bir değişim projesi olduğu üzerine bir söyleşi, sorular ve görüşler.
 
3.      BÖLÜM: Seminere katılan çalışanların karbon monoksit ölçümlerinin yapılması.
 
Bu program ara vermeden uygulandığında ve soru-cevaplar dikkate alındığında 90 dk kadar sürmektedir. Bu sürece, opsiyonlu olarak kurum tarafından organize edilebilecek bir çay kokteyli eşlik edebilmektedir.
 
Seminer sonrasında çalışanlar sigarayı bırakma konusunda ikna olabilmektedir. Buna göre bazı çalışanlar sigarayı kendi iradeleriyle bırakmayı denerlerken bazıları da merkezimizden profesyonel bir destek alma yoluyla sigara bırakma sürelerini başarılı ve kolay bir şekilde tamamlamayı tercih etmektedirler. 6 ay içinde 5 seans fiziksel destek ve sınırsız danışmanlık desteği yardımıyla çalışanlar; sinirlilik, konsantrasyon kaybı gibi nikotin yoksunluğu sıkıntılarını yaşamayarak çalışma disiplinlerini aksatmadan sigarayı bırakabilmektedirler.
 
İşverenin Desteği
 
Seminerler sonrasında çalışanların sigarayı destek alarak bırakmaları sürecinde işverenin katkısı oldukça teşvik edici olmaktadır. Bu teşvik, işletmeler açısından çalışanların kişisel gelişimlerine katkıda bulanan duyarlı bir kurum içi hizmet olmakla birlikte sigara içenlerin kurumlara maliyeti açısından da önemli bir işleve sahiptir.
 
Araştırmalara göre sigara molaları, sigara kabinlerinin inşası, hastalıklar, pasif içicilik, kurumsal imaj, temizlik ve bakım gibi etkenler açısından sigara içen çalışanların kurumlarına ekstra maliyeti yıllık 1500 USD dolaylarındadır ( Health Canada, 2005). Bu nedenle işverenlerin çalışanları sigarayı bırakma konusundaki maddi ve manevi desteği hem çalışanlar hem de kuruma yarar sağlamaktadır. Buna göre yönetimin sigara kullanan çalışanlarını bu seminerlere katılmalarını zorunlu kılması oldukça etkili olmaktadır. Bununla birlikte maddi anlamda da kurumlar, grup anlaşmalarının yapılması yoluyla aşağıdaki alternatifleri değerlendirerek çalışanları destekleyebilirler.
 
Ø       Çalışanlarının IQS program bedelinin tamamını kurum karşılar.
 
Ø       Çalışanların IQS program bedelinin bir kısmını kurum karşılar. (örn.%50'sini kurum, %50'sini çalışan karşılayabilir)
 
Ø       Çalışanların IQS program bedelinin tamamını önce kurum karşılar, daha sonra birkaç ay boyunca çalışanların maaşlarından düşer.
 
Ø       Seminere katılan çalışanlar arasında çekiliş yapılması yoluyla çalışanların bir kısmının IQS program bedelini kurum destekler.
 
Referanslarımız
 
Botaş, Alarko, Arçelik, İntendis, Pegasus, Türk Telekom, Adana Seyhan Telekom Müdürlüğü, Tefken Holdüng, Lions Kulüpleri, Şişli Belediyesi, İstanbul Müftülüğü, TRT Bölge Müdürlüğü, TRT Çukurova, Mersin Defterdarlığı, Mersin Bayındırlık Müdürlüğü, Mersin Gümrükler Baş Müdürlüğü, Özel Adana Koleji, Özel Tarhan Lisesi, Yapı Kredi Yatırım, Koç Net, Axa Oyak, Finans Bank

 

HABERLER